İdil Küçük yazdı: BOZCAADA
10/07/2014   By:    SİZDEN GELENLER, Yazılar   3 Comments

Her yıl en az bir kez gidilecek dediğim yerlerden biri Bozcaada. Kaç gün kalmalı sorusuna “bir gün izin alın ve 3 günlüğüne gidin” olarak cevap versem de günübirlik bile gitmişliğim vardır adaya. Her zaman izin almak mümkün olmadığından 48 saatte adada neler yapılabilir, nerede yenir, önerilerimi paylaşmak istiyorum.

İstanbul’dan Bozcaada’ya en sık kullanılan ulaşım yolları otobüs ve araba. Ayrıca deniz uçağını da tercih edenler var. Önerim ise kesinlikle araba ile gitmek, hele benim gibi yolculukta uyuyamayanlardan ve konforuna biraz düşkün olanlardansanız. Araba ile 5 saatte otobüs ile de 7 saatte Geyikli’ye varabiliyorsunuz. Neden araba derseniz; istediğiniz saatte çıkıp dönebilmenin yanı sıra, istediğiniz yerde mola vermek, ada içinde dolmuşun gitmediği koylara gidebilmek, istediğiniz saatte dolmuşun dolmasını beklemeden gezebilmek, eşyanız çoksa otel önüne kadar götürebilmek ve dönüşte alacağınız hediyeleri kolayca taşıyabilmek. Aslında adanın merkezi çok küçük, otel ve yeme içme mekanları arasında bir araca ihtiyacınız yok.

48 saatlik gezimiz Cumartesi sabaha karşı 03:00’te İstanbul’dan çıkmakla başlıyor. Yollar boş olduğu için rahatça gidebiliyorsunuz sadece çıkmadan haritaya iyi bakın yolda bazı yerlerde GPS doğru tarif vermeyebiliyor. Bu saatte çıkınca günün doğuşuna karşı deniz kıyısında araba kullanıp Geyikli’ye 08:00 gibi varabiliyorsunuz ve ilk feribot ile adaya erkenden geçebiliyorsunuz.

Hemen pansiyonunuzu bulup yerleşin ve önceden rezervasyonunu yaptırdığınız Maya’ya kahvaltıya gidin. Burası için de arabaya ihtiyacınız var ya da dolmuşa binip korkuluğun orada inebilirsiniz. (Bu arada özellikle Bozcaada’daki akşam yemekleriniz için bir hafta önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın!) Maya pazar günleri kapalı ve çok az masaları var, bu kadar doğal yerde masa kapınca rezervasyon candır diyorsunuz. Burası üzüm bağları içinde bir bahçe, kendi yaptıkları reçelleri sunuyorlar serpme kahvaltılarında. Bahçede kedi ve köpeğin de dostuklarına şahit oluyorsunuz. Maya’da kahvaltıya başlayınca insanın kalkası gelmiyor ve plaja geç kalabiliyorsunuz.

bozcaada_maya 1

Maya

bozcaada_maya2

Maya

Plaja geç kalmak ne demeyin, tek bir plajda şemsiye ve şezlong olduğu için kocaman Ayazma Plajı’nda öğlen 12’de yer kalmamış olabiliyor.  Kahvaltının ardından Ayazma Plajı’na geçiyoruz. Adada pek çok koy var ancak dolmuşun gittiği ve tesislerin olduğu tek yer bu plaj. Havlunuzu plajda bırakıp yukarıda yol kenarındaki yerlerde yemeğinizi yiyip biranızı içebilirsiniz. Hatta biranızı alıp plajda da içebilirsiniz.

bozcaada_ayazma_plaji

Ayazma Plajı

Deniz kum güneş keyfini 16:00 gibi bitirip otele dönüp üzerimizi değiştiriyoruz. Biranın üzerine şimdi sıra şarap tadımında. Corvus Bağları’na devam ediyoruz. Burada hem tadım yapıp hem de İstanbul’dan %15 ucuza şarap alabilirsiniz. Adanın merkezindeki Corvus mağazalarında tadım imkanı yok maalesef.  Yanınızda tirbuşon getirmeyi unutmayın çünkü aldığınız şaraplardan birini az sonra yel değirmenlerinde gün batımına karşı açıp içiyor olacaksınız.

Yel değirmenleri adada gün batımının en romantik izlenebilecek yerlerinden biri. Bu nedenle de 20:30 gibi çok kalabalık oluyor. Kendimize bir yer edinip şarabımızı açıp gün batımının keyfini çıkardıktan sonra Sandal Restaurant’a geçiyoruz. Sandal Restaurant Rum Mahallesi’nin ortasındaki yan yana restaurantlardan en ünlülerinden biri. Bir de Lodos var. Bir akşamınız daha varsa Lodos’u da deneyin. Sandal’da ne yemeli derseniz kesinlikle “meze” derim. Kendilerine özgü o kadar çok ve birbirinden leziz mezeleri var ki doyamıyorsunuz. Hatta bu gidişimde mezelerle başlayalım ardından balıklara geçeriz dedik. Vazgeçtik ve dolaptaki bütün mezelerinden yedik. Buradaki rakı meze muhabbeti yan masalarla da kaynaşınca saat 12’yi buluyor.

bozcaada_sandal

Sandal

Geceye yeni başladık şimdi neresi derken adanın Lucca’sı Polente’ye geçiyoruz. Eğlencenin sokağa taştığı bir bar burası. Önündeki hem masalar hem de tüm sokak tıklım tıklım olur eğer etkinlik olan bir hafta sonu gittiyseniz. Ama sıradan bir hafta sonu ise sadece kalabalık olur. Yalnız artık Bozcaada’da gece 12’de müzik kısılıyor maalesef bunu da düşünerek bar planınızı yapın yani. Polente’de müzik varken sabah 03:00’e kadar falan devam ederdik eğlenmeye. Çok geçe kalmayın tabi, sabah erken kalkıp yine günü yakalamanız gerekecek. Başka bar soranlara da deniz kıyısında Fuska’yı söyleyebilirim. Masaları deniz tarafında tek sıra halinde, yer bulmak için erken gitmeniz gerek, çok 12’lere kalmayın.

bozcaada_polente

Polente

bozcaada_fuska2

Fuska

bozcaada_fuska

Fuska

Oteliniz oda kahvaltı değilse Eski Kahve’de serpme kahvaltı yiyebilirsiniz. Bazen simit de bulabilirsiniz buradaki kahvaltıda. Ya da adanın merkezindeki Tarihi Çınaraltı’nda yukarıdaki ünlü Çiçek Pastane’den alacağınız simit ve poğaçanız ile kahvaltı yapabilirsiniz. Hem de ucuza gelmiş olur. Ayrıca isteyenlere Tarihi Çınar’da serpme kahvaltı da var.

bozcaada_eski_kahve

Eski Kahve

Kalktıktan sonra mutlaka Akvaryum Koyu’na gidin derim. Su tertemiz ve buzzz gibi. Kimseler de olmuyor. Gerçi adada temiz ve soğuk olmayan bir deniz var mı bilmiyorum :) Akvaryumdan sonra yine Ayazma Plajı’na gidebilir ya da kendi şemsiyeniz var ise başka koyları da tercih edebilirsiniz. Son gidişimde elime bir beach club broşürü iliştirildi. Sanırım yeni açılmıştı. Bozcaada’da da beach club’a gitmek olmaz şimdi diyerek denemedim ama bakabilirsiniz. Dönüş saatini göz önüne alarak plajdan ayrılın ve daha uğramadığınız yerler olduğunu da unutmayın. Dönüşte 18:00 ya da 16:00 feribotunu seçebilirsiniz. Sadece 18:00 feribotu her zaman daha dolu ve İstanbul’a dönüşte de daha yoğun trafikle karşılaşmanıza neden oluyor. Feribotunuzdan 1-2 saat önce arabanızı feribot kuyruğuna sokun yoksa feribotta yer bulamayabilirsiniz.

Şimdi merkezdeki tadları deneme, dolaşma ve alışveriş zamanı. Ada Cafe’de ahtapot mücveri yiyip, kızılcık şerbeti içmeden ayrılmayın. Rum Mahallesi sokaklarını iyice gezin. Şarap Takıları dükkanından hediyelik şarap aksesuarları, seyyar takıcılardan takı alın. Çiçek Pastanesi’nin damla sakızlı, bademli ve Antep fıstıklı kurabiyeleri dillere destandır. Almadan dönmeyin, ofiste ikram edersiniz. Domates reçeli ve sakızlı kahveyi de en iyi burada bulabiliyorsunuz. Tabi şarapsız dönmek de olmaz. İster Corvus ister Çamlıbağ ya da bir başka yerel markadan şaraplarınızı alabilirsiniz. Feribot saatinizi beklemek için de kale önünde feribotun karşısında deniz kıyısındaki çay bahçelerinde oturup damla sakızlı kahvenizi yudumlayın. Sunumları lokum, likör ve sigara ile yaptıkları için çok etkileyici oluyor. Feribot saatinden 15-20dk önce arabanıza yerleşin. Bindikten sonra son kez adaya, kaleye bakın ve bu hızlı hafta sonunu geride bırakın.

Nerede kalınır diye soranlara herhangi bir pansiyonda diyebilirim. Çünkü sürekli dışardasınız odaya yatmadan yatmaya giriyorsunuz. Fazla konfora gerek olduğunu düşünmüyorum. Geceliği ortalama 50-70 TL buradaki pansiyonların. Erken rezervasyon ve pazarlıkla 30 TL’ye getirme imkanınız bile olabilir benim gibi. Tabi geceliği 400 TL civarında çok şık butik oteller de bulabilirsiniz. Kamp yapmak isteyenler için de çok temiz bir kamping tesisi var adada.

Önerim bir gün izin alıp çok koşturmadan denizin tadını çıkararak tüm bunları yapmanız. İsterseniz, yel değirmenlerini bir sonraki gelişinize bırakarak, denizde daha uzun zaman da geçirebilirsiniz.

Her seferinde büyük heyecanla gittiğim adanın yazısını yazarken dahi mutlu oldum. Uzak olması kirlenmesini önlüyor, gelen kitlesi kötüleşmiyor ancak bu müzik yasağı neşemizi kaçırmıyor değil. Herkese iyi tatiller şimdiden. Bozcaada hakkında sorunuz olursa idilkucuk@gmail.com adresine mail atarak bana ulaşabilirsiniz.

 

İDİL KÜÇÜK

 

3 Comments to “İdil Küçük yazdı: BOZCAADA”
  • Gülsüm Tanis
    8 Ağustos 2014 - Cevapla

    Selam Idil hanim,

    öncelikle süper bir yazi olmus, bunu belirtmek isterim! Bizde Eylül’ün basinda Bozcaada’da tatil yapmayi düsünüyoruz ailece (2 yetiskin + 14 ve 7 yasinda 2 cocuk). Rezervasyon yapildi bile :)) . Simdiye kadar hep bilindik turistik yerlerde tatil yaptigimiz icin, biraz tereddütlerim vardi Bozcaada’da tatil fikri ile ilgili. Ama sizin yaziniz sayesinde bütün tereddütler ve soru isaretleri silindi gitti :)) . Simdiden o tarif ettiginiz yerleri görecegim icin, o mettini ettiginiz tatlari tadacagim icin cok heyecanlaniyorum. Eminim süper bir tatil olacak…Tesekkürler Idil hanim…

    Sevgilerle

    Gülsüm Tanis

    • Orçun
      12 Ağustos 2014 - Cevapla

      merhabalar. idil hanım’a ilettim yorumunuzu :) cevabını aynen ekliyorum:

      “Beğendiğinize sevindim Gülsüm Hanım. Bu arada 1 önerim ve 1 düzeltmem olacak size. Kahvaltı için Irmak Bağ evini deneyin ve Maya’da mutlaka akşam yemeği yiyin. Selçuk Bey’in yaptığı şaraptan sadece 1 şişe alabilmek için bile yalvarır bulabilirsiniz kendinizi :) Yalnız Maya oldukça sakin, durağan ve romantik bir yer, oranın ve Selçuk Bey’in ritmine uyuyorsunuz. Çocuklar için çok uygun olmayabilir.”

  • hande
    14 Nisan 2015 - Cevapla

    İdil hnm merhaba,

    elinize sağlık harika olmuş, eşimle eylül sonu gitmeyi düşünüyoruz. Sizce hava soğuk ve rüzgarlı olur mu?İlk defa gideceğiz. Sevgilerle

Leave a reply